Müslüm Gürses, önceki gece sanat hayatında ilk kez Açıkhava’da hayranlarıyla buluştu. Havanın yağışlı olması konsere ilgiyi azalttı, ama bol sloganlı konseri yaklaşık 600 kişi izledi.
Büyük gündü. Müslüm Baba ilk kez Açık Hava Tiyatrosu’nda sahneye çıkıyordu. Müslüm Baba Tarikatına mensup müritler, kapının önünde gömleklerin tüm düğmeleri açık bekleşirken, stajyer mürit olarak vaziyetten uzak kalmamak için üzerinde Müslüm Gürses yazılı bandanalardan aldım. Koca Açıkhava Tiyatrosu’nda taş çatlasa ilk 20-25 sıra doluydu. Ama Baba’nın kemik dinleyicisinin sesi sanki ortalık hınca hınç insan doluymuş da, hepsi bir ağızdan bağırıyormuş gibi hissettiyordu. Toplasan 20 kişi olan çığırtkan grubu Müslüm Baba, Müslüm Baba diye her yeri inletiyordu. Babanın asıl dinleyicisinin bu kadar az olması Sen statü değiştiriyorsan, biz yanında yokuz yoksa Baba buralar bize pahalı mesajı mıdır tartışılabilir. Baba, nihayet en az Muhterem Nur kadar sadık kaldığı beyaz takım elbisesiyle sahnede. Heyecanını belli ediyor, zaten bir süre sonra da Burada ilk kez sahneye çıkıyorum, biraz heyecanlıyım diyor. Kalabalıktan El salla, el salla nağmeleri yükselirken babadan cevap: Ben size el değil, kol bile sallarım…
EŞKİYAA, EŞKİYAA
Serdar Bilgili, Şener Şen orada. Galatasaraylıyım ama Beşiktaş da burayı şereflendirmiş, hoş geldiniz diyor. Asıl kıyamet Şener Şen’e hoş geldin deyince kopuyor. Yine yirmi kişilik hücre ekip, Eşkiyaa, eşkiyaa diye tempo tutuyor. Babanın hücre ekibi de, kendi de biraz tedirgin ilk bölümde. Konserin ikinci bölümünde, belli ki Baba da, ekip de olaya adapte olmuş. Efendi efendi oturan gruba karşı, babanın kemik izleyicisi gömlekleri çıkarttı ve bellerine bağladı. Konser boyunca da babayı ayakta izlediler.
HADİSE KAN DEĞİL
Bir kısmı Jilete devam, babaya selam diye bağırırken diğerleri Jilete hayır, babaya selam diye karşılık veriyordu. Baba kafa önde, sahnede ağır ağır yürüdü ve onlara bakarak şu cevabı verdi: Hadise kan değil, gül.
Ben gördüm, gördüm; ama bu kadar güzel erkek elini sadece Müslüm Gürses’te gördüm. Ne kadar zarif, ne kadar biçimli, ne kadar bakımlı. Bugüne kadar dikkat etmediyseniz bundan sonra mutlaka iyice bakın.
Bu kadar interaktif bir konser, sadece babanın konserinde olurdu. Babanın orkestra şefi Burhan Bayar, Müslüm Gürses’in kulağına birşeyler fısıldarken 20 kişilik hücre ekipten bir tempo: Burhan abi karışma, Burhan abi karışma.
ŞARKIYI KEDİ YEDİ
Benim gibi stajyer müritler, babanın en fazla dört ya da beş şarkısını bilirken, diğerlerinde durum farklıydı. Mesela bizim hiç bilmediğimiz Ela Gözler diye bir şarkıyı istediler. Baba, Arkadaşlarla o şarkıyı çalışmadık, rezil olmamı istemezsiniz herhalde deyince, yine grup, Sen bizim babamızsın, sen ne dersen o olur diye haykırıyordu. Böyle diyorlardı ama bir süre sonra, bilinç kayması mı oluyor, ne oluyorsa yine aynı şarkıyı istiyorlardı. Baba en sonunda dayanamıyıp Ela gözler’i kedi yedi deyiverdi. Grup bir daha da bu şarkıyı istemedi.
URFA’DAN ERZURUM’A
Beni konserde kopartan iki şey oldu. İkinci bölümün ilk şarkısı Haydar, Haydar türküsüydü. Bunun hemen ardından durdu. Şöööyle uzun uzun düşündü ve Urfa yöresinden bir türkü okuyacağım dedi. Ama sonra sustu. O sustu, biz sustuk ve baba Yok, vazgeçtim Erzurum’dan okuyacağım diye devam etti.
İkinci şey ise, Ferda Anıl Yarkın’ın Sonuna Kadar Geldik Aşkın şarkısını söylemeden önce oldu. Baba yine durdu ve şöyle bir cümle etti: Bu şarkı tarafımızdan söylenmeye çalışılsın.
Baba neler okumadı neler: Ölürsem Kabrime Gelme, Ben Seni Ellerin Olsun Diye mi Sevdim, Rüzgar Söylüyor Artık O Yerlerde Bizim Eski Şarkımızı… Bunlar okunurken şöyle sesler yükseliyordu: Tam bi şarap tadındasın baba. Babanın şarkı söylerken yaptığı bir hareket var. Hani okuldayken plastik iskeletlerle oynardık ve her tarafı sallanırdı ya, işte baba da öyle hareketler yapıyor. Kendinden geçen bir mürit şöyle bağırıyor: Hareketine kurban olsun sana be…
Ve konser babanın muhteşem veda cümlesiyle Allah razı olsun, hoşçakalın, Bye Bye… ile bitiyor.
Baba neler okumadı neler: Ölürsem Kabrime Gelme, Ben Seni Ellerin Olsun Diye mi Sevdim, Rüzgar Söylüyor Artık O Yerlerde Bizim Eski Şarkımızı… Bunlar okunurken şöyle sesler yükseliyordu: Tam bi şarap tadındasın baba. Babanın şarkı söylerken yaptığı bir hareket var. Hani okuldayken plastik iskeletlerle oynardık ve her tarafı sallanırdı ya, işte baba da öyle hareketler yapıyor. Kendinden geçen bir mürit şöyle bağırıyor: Hareketine kurban olsun sana be…
Ve konser babanın muhteşem veda cümlesiyle Allah razı olsun, hoşçakalın, Bye Bye… ile bitiyor.
20 Ağustos 2002 tarihinde ex-arab yazmış.
2002 Haberleri Yorum yok